Embed

ERKEN DOĞUM RİSKİNE DİKKAT.

 

ERKEN DOĞUM RİSKİNE DİKKAT...   Hamilelik 37 ile 40 haftaya kadar uzayan bir süreç. Bu süreçte anne adaylarını endişelendiren en önemli konulardan biri ise erken doğum riski ile karşı karşıya kalmak.

 

 

Alessandra Ambrosio ve Jessica Alba

 

Erken doğum, bebeğin sağlığını riske atacak birçok faktörü beraberinde getiriyor. Bunun için gebelik süresinde, erken doğum riskinin belirlenip buna yönelik tedavi yapılması önem taşıyor.

Özellikle rahim uzunluğu ölçümünün erken doğum riskinin belirlenmesi açısından son derece önemli olduğunu belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Arda Lembet, birçok bebeğin erken doğum sebebiyle 1 yaşına girmeden kaybedildiğini söylüyor.

Doç. Lembet, “Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımlamasına göre; 20. gebelik haftasından sonra doğumun ister ağrıların başlaması veya suyun gelmesi isterse de başka bir nedenle 37. gebelik haftasından önce gerçekleşmesi “erken doğum” olarak adlandırılır. Dünyada her yıl 13 milyon “prematür bebek” doğmakta ve bunların 1 milyonu henüz 1 yaşına girmeden kaybedilmektedir. Anne karnındaki bebek ve yeni doğan (ilk 28 gün) dönemindeki tüm ölümlerin yüzde 80’i erken doğumlardan kaynaklanmaktadır” diyor.

 

ERKEN DOĞUMU ENGELLEMEDE YENİ YAKLAŞIM
Peki, bebeklerin daha bir yaşına basmadan ölümüne neden olan erken doğumları önlemek için neler yapılabilir? Bu noktada atılacak en önemli adımın rahim uzunluğunun ölçülmesi olduğunu belirten Doç. Arda Lembet, alınacak önlemler hakkında şunları söylüyor:

“Daha evvel yapılan çalışmalar geçmişinde erken doğum öyküsü bulunan gebelerde cervix (rahim ağzı) uzunluğu ölçümünün erken doğumu tahminde önemli bir rol oynadığını göstermiştir. Rahim uzunluğu ne kadar kısa ise; erken doğum ve rahim içi enfeksiyon ihtimali de o derece artmaktadır. Yakın dönemde uygulamaya giren tedavi yaklaşımlarından biri de geçmişinde erken doğum öyküsü olan hastalara progesteron tedavisi verilmesi ile erken doğumun anlamlı şekilde azaltılmasıdır.

 

PROGESTERON TEDAVİSİ ERKEN DOĞUM RİSKİNİ AZALTIR
Temmuz 2011 de yapılan çok merkezli bir çalışmada görülmektedir ki; geçmişinde erken doğum öyküsü bulunmayan ve risk faktörü olmayan 19-24. gebelik haftasını içeren grupta rahim uzunluğunun kısa ölçüldüğü durumlarda, vajinal yoldan yapılan progesteron tedavisinin erken doğumu anlamlı şekilde azalttığı gözlenmiştir.

 

TÜM GEBELER RAHİM UZUNLUĞU ÖLÇÜMÜ YAPTIRMALI
Tüm hamilelik süreçlerinde erken doğumu tahmin ve engellemede izlenecek yol rahim uzunluğu ölçümü ile tarama gerçekleştirmektir. Çünkü erken doğuma giren hastaların yarısında geçmişinde bir risk faktörü bulunmamaktadır.”

 

ERKEN DOĞUMUN GETİRECEĞİ OLUMSUZLUKLAR
Erken doğumun anne-bebek sağlığı açısından yaratacağı riskleri değerlendiren Doç. Dr. Arda Lembet, özellikle önceki gebeliklerinde erken doğum yapanları uyarıyor: “Genel gebe popülasyonunda sıklığı yüzde 12.5’e varan erken doğum, anne karnındaki ve ilk 28 gündeki bebek kayıplarının yüzde 70' inden sorumludur. Tüm cerebral plasylerin (beyin felci) yüzde 50’si ve çocukluk çağı körlüklerinin yüzde 30'u erken doğuma bağlıdır. Anne, fetüs sağlığı ve genel toplum üzerine olan etkilerinden dolayı erken doğumu erkenden tanımak, tahmin etmek, engellemeye çalışmak azami derecede önemlidir.

 

ERKEN DOĞAN BEBEKLERİ BEKLEYEN EN ÖNEMLİ RİSKLER
• Solunum problemleri. 
• Beyin içi kanamalar. 
• Yeni doğan retinopatisi (körlük). 
• Zeka ve motor fonksiyon bozuklukları. 
• Bağırsak problemleri

 

KADIN RİSK FAKTÖRÜ TAŞIMASA DA ERKEN DOĞUM YAPABİLİR Mİ?
Şu an itibariyle erken doğumun tüm nedenleri maalesef bilinmemektedir. Yüksek risk taşımayan hastalar da erken doğum yapabilmektedirler. Ancak önceki gebeliklerin erken doğumla sonlanmaması ve gebelik izlemi boyunca tetkik, inceleme ve genel sağlık halinin iyi gittiği durumda bu risk çok daha aşağı çekilmektedir."


Kaynak : asumank73.blogcu.com

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !